TÜRKÜ LIFE: ANKARA İŞİ TÜRKÜ DERGİSİ

TÜRKÜ LIFE: ANKARA İŞİ TÜRKÜ DERGİSİ

Yaşadığımız topraklarda türkülerin yeri ayrıdır. Yedi bölgenin ayrı ağıdı ayrı sevinci olsa da hepimiz aynı ağıda ağlar aynı sevince güleriz. Türkülerimiz birleştirir bizi… Nice ozanlarımız yetişmiştir bu topraklarda. Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu’ndan Aşık Veysel’e, Aşık Mahsuni Şerif’e, Neşet Ertaş’a kadar binlerce yıllık serüven türkü dediğimiz, dillerden dillere aktarılan…

Peki bir türkü dergisi duydunuz mu? Ben duyduğumda çok heyecanlandım.

1 yaşını mart ayında yeni doldurmuş bir Türk Halk Müziği dergisi olan Türkü Life dergisine emek ve gönül veren Mehmet Yılmaz’la söyleşi yapma fırsatımız oldu. Bunun için çok çok teşekkür ediyoruz kendisine ve sözü uzatmadan söyleşiye geçiyoruz…

Diren Gümüş (D.G.): Mehmet Bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Mehmet YILMAZ (M.Y.):  Ankara’da doğdum. Öğrenim hayatımın tamamı yine burada geçti. Çok belli etmem ancak  bir Ankara aşığıyım. 1995 yılında HBB TV ile basın dünyasına adım attım. Daha sonra NTV, ATV gibi ulusal televizyon kanallarında görevde bulundum. 2006 yılına geldiğimizde ART televizyonu Teknik Koordinatörlüğü ve Radyo Avrasya Türk Genel yayın yönetmenliği görevini yürüttüm. Hem türkülerin içinde oldum hem de artık genlere işleyen yayıncılık faaliyetlerine devam ettim. Son iki yıldır da Ankara Post Medya A.Ş şirketi sahibi ve genel müdürlüğü görevimi sürdürüyorum. Şirket aynı zamanda Türkü Life’ın imtiyaz ve Marka sahibi.

D.G.: Halk müziğine ilginiz nereden geliyor, nasıl başladı?

M.Y.: Küçük yaşlarda aile kültüründe doğal bir süreçte dinleyici olarak başladı halen de iyi bir dinleyiciyim. Çekirdek ailemde kimse müzisyen değil ancak babamın kendince çalabildiği bağlamasıyla “Gelin Ayşem” ve “Tren gelir hoş gelir” türkülerini bağlamayla bana çalmayı öğrettiğini iyi hatırlıyorum. Şimdilerde ben de babam gibi kendime yetecek, o huzuru bulacak kadar bağlama ile ilgiliyim. Yani bir ev düşünün sürekli Türk halk müziği dinleniyor ve orada büyüyorsunuz.

D.G.: Neden Türkü Dergisi? Fikir nasıl oluştu?

M.Y.: Radyo Avrasya Türk’te genel yayın yönetmenliği yaptığım dönemde aslında çok önemli bir noktadaydım. Arz ve taleplerin tam orta noktası, halkın talep ettiği sanatçıların arz ettiği noktaydı yayıncı olmak. Bu sebeple eksiklikleri, sektörün sorunlarını da o dönemde çok net inceleme fırsatı buldum. Aynı dönemde pek çok kişiye dergi çıkarmalarını tavsiye ettim. Ben radyo olarak destek vereceğimi de söylememe rağmen, maddi yatırım gerektirdiğinden kimse elini taşın altına koymak istemedi. Yine bana kaldı o taşın altına elimi koymak. Yani 15 yıla yakın bir hayalin şekil bulmasıydı Türkü Life.

D.G.: Nasıl bir dergi Türkü Life dergisi? Neleri konu alıyor? Hedefleri nelerdir? Derginin ekibi kaç kişi?

M.Y.: Tematik bir dergi diyebiliriz. Çünkü tamamen Türk halk müziği ve Türk halk kültürü konulu bir dergi. Ancak halk kültürü o kadar geniş bir yelpaze ki, bu bakımdan tematik olmaktan da çıkıyor aslında. Kültürün içinde türkülere konu olmuş yemekleri de işliyoruz, Karacaoğlan’ı da, kına gecelerini de, cirit oyununu da, enstrüman yapımcılarını da kısacası halk kültürüne ve halk müziğine ilişkin bütün değerleri sunmaya çalışıyoruz.

Hedefleri; popüler kültürün ve popüler müziğin kıskacı altındaki Türk halk müziği ve Türk halk kültürünü genç nesillere doğru olarak aktarmak, bu kültürü sevdirmek ve doğal yaşamları içinde yaşamalarını sağlamayı hedefliyoruz. Bu anlamda gençleri çok önemsiyoruz. Bu kültürü gençler yaşatacak ve sonraki nesile onlar bırakacak.

Ekip içinde müzisyen yok, solist yok, mekan işletmecisi yok, menajer yok. Ancak uzun yıllar kader birliği yaptığım ve çok değer verdiğim yayıncı arkadaşlarımdan oluşuyor. Toplam kadromuz 15 kişi civarında (yazarlar dahil).  Öğretim görevlisi, TV program yapımcısı , folklorcü, radyocu var, yani ağırlık hep yayıncı boyutunda. Biz bir hakem heyeti değiliz. Yani şu sanatçı kötü söylüyor, yanlış söylüyor, şu müzisyen yanlış çalıyor gibi hükümler vermeye bir hakkımız yok. Bu sebeple alanlarında çok ciddi danışman dostlarımız var onlara danışıyoruz.

D.G.: Ne zamandır var Türkü Life Dergisi?

M.Y.: İlk sayı 2017 yılının Mart ayında çıktı. Toplamda 15 sayı çıkardık.

D.G.: Basılı mı çıkıyor?

M.Y.: Evet fiziksel dergi halen üretiyoruz. Ancak ilk 10 sayı tüm zincir mağazalarda satışa sunuldu.(D&R-DOST-ARKADAŞ-MİGROS-CARREFOUR). Önce bu mağazalarda dergi reyonlarında popüler kültürün ürettiği dergiler içinde kaybolduk. Raflarda bile en arkaya attılar insanlar göremedi. Sonra maalesef ülkemizde okur oranlarının çok düşük olmasının dezavantajını yaşadık. Sonra da hedeflediğimiz genç kitlenin fizikselden çok dijital mecraya rağbet ettiğini gördük.

Bu sebeple bu zincir mağazalarda fiziksel dergi satışımızı durdurduk. Şimdi fiziksel dergi yine üretiliyor ancak çok daha az sayıda ve yalnız kendi satış sitemizden satılıyor. iOS ve Android uygulamalar için yaptırdığımız dergi uygulamamız ise interaktif bir uygulama. Kullanıcı uygulamada dergi okurken yaptığımız videolu röportajı ya da ilgili videoyu da izleyebiliyor.

D.G.: Süreli bir dergi mi?

M.Y.: Evet Başbakanlık basın yayın ve enformasyon genel müdürlüğüne akrediteli bir dergidir. Çalışanlarımızın bir kısmı sarı basın kartına sahiptir ve her ay düzenli olarak yayımlanmaktadır.

D.G.: Ankara’nın halk müziğindeki yeri nedir?

M.Y.: Pek çok sanatçı, Ankara dinleyicisinin ayrıcalıklı olduğunu dile getirirler. Pek çok ünlü müzisyenin de çıkış yeri Ankara’dır. Memur kenti olması, bürokrasinin en üst düzeyde yaşandığı bir il olduğunu düşünürseniz bu etkenlerin dinleyicileri de etkilediği şüphesiz. TRT’nin Ankara’da bulunması da pek çok müzisyen ve solistin Ankara’dan çıkmasına etken olmuştur diye düşünüyorum. Diğer bir nedenin ise Ankara’nın kültürel anlamda Ege, Karadeniz, Akdeniz, doğu bölgelerinin tam ortasında olması münasebetiyle ortak nokta oluşturmuş durumda. Bu sebeple önemlidir ancak halk müziğinin de başkenti Ankara değildir. Halk müziği adına Ankara 1 ürettiyse Kars 100 üretmiştir. Erzurum 100 üretmiştir. İşte tek kanallı dönemde TRT’nin Ankara’da olması diğer illerin ürettiği türküleri, ozanları, müzisyenleri de Ankara’ya getirmiştir.

D.G.: Okuyucuların dergiye ilgisi nasıl?

M.Y.: İlgilerinin sosyal medyada çok yüksek olduğunu görüyoruz ancak bu ilgi o kadar kısa sürüyor ki bir dalga yaratmadan gündem değişiveriyor. Tam değişen gündeme dair bir etki olacak derken başka bir gündem başlığı kaplıyor. Yani ilgi büyük ama çok kısa süreli. Kısa süreli ilgiler de hiçbir olayı gündemde tutmaya yetmiyor. Çok sıkı okurlarımız elbette var. Ancak çoğulu oluşturan kitle değil maalesef. Pek çok kişinin, sizin derginizden öğrendim demesi bizim kazancımız.

D.G.: Yeterinde okuyucu kitlesine ulaştığınızı düşünüyor musunuz? Satış rakamları derginin sürdürülebilirliğini sağlayabiliyor mu?

M.Y.: Ulaştığımız söylenemez. Ancak bu bizden kaynaklı değil. Memleketin genelinde bir okuma sorunu zaten var. Okuma kültürü genel olarak zaten çok zayıf. Sosyal medya takipçilerimize, beğenilere paylaşımlara bakılırsa ulaşmış olmamız lazım, ancak öyle olmadığını görüyoruz.

Dergimizi 15. Sayıda halen kendimiz finanse ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu nedenle bizimki ticaret değil bir kültür hizmeti…

Erdal Erzincan ile röportajımızda bize şunu söyledi: “Amaç bu kültüre hizmet etmek ise, benim çaldığım bağlama ile sizin çıkardığınız dergi aynı önemde… Sizde en az benim kadar bu kültüre hizmet etmiş oluyorsunuz.” Bu nedenle iletişim kanallarının çoğunda dergiyi ücretsiz sunuyoruz okurlarımıza.

D.G.: Türkü Life Dergisi’ne nerelerden ulaşabiliriz?

M.Y.: Fiziksel dergiler yalnız http://turkulife.sopsy.com adresinden (www olmadan) sipariş edilebiliyor.

Dijitalde ise Android ve iOS tabanlı cihazlar için Google Play’den, Apple Store’dan Türkü Life uygulamamızı ücretsiz indirerek dergilerin tüm sayılarını ücretsiz okuyabilirler ya da www.turkulife.com.tr web sitemiz üzerinden bilgisayarlarından yine ücretsiz okuyabilirler (dijital de ücretsiz)

Ya da son olarak Turkcell Dergilik uygulamasından okuyabilirler. Turkcell dergilikteki ilk türkü dergisidir.

D.G.: Neden Life?

M.Y.: Bize bu soru çok fazla soruluyor çok fazla da tepki çekiyoruz. Türkü ve Life…

Bunun birkaç nedeni var aslında;

Birinci neden; gençlerin baktığı taraftan türküleri ve kültürü anlatmaya çalışıyoruz. Kendi çevrelerimizden pek çok gence içinde Life olmayan pek çok dergi ismi sunduk. Türkü yaşamı, türkü hayatı vs vs. life önerisi de gençlerden gelince şıkların arasına “Life”ı da koyduk. Gençlerin yüzde 85’i “Life” olsun dedi. Bizim hedefimiz olan gençler hayata o taraftan bakıyorlardı. Biz de onların baktığı yönden dergiyi sunmanın doğru olabileceğini düşündük.

İkinci neden; günümüzde türkülerin anlattığı gibi yaşam süren sanatçılar da var, tüm profesyonel yaşamını halk müziğinden kazanıp hayatını “Life” olarak yaşayan da var. İki yönüde temsil edebileceğinden bu isme olur dedik.

Üçüncü neden; global dünyada diğer dergiler karşısında durabilecek bir etkisinin olmasını, düşündüğümüzden ve son olarak marka tescil sorunlarından dolayı bu isme karar verdik. Her düşündüğünüz ismi kullanmanız mümkün değil 3 yıl evvel biri bu ismi marka olarak tescil etmiş olabiliyor.

D.G. : Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

M.Y.: Dergimizde Erdal Erzincan, İhsan Öztürk, Abdullah Gündüz köşe yazarlığı yapıyorlar.

Biz türkü bar işletmecisi değiliz, solist ya da müzisyen değiliz. Bu nedenle dergiyi kendimize yan unsur olarak kullanıp başka kalemlerden para kazanalım derdimiz yok.

İşte bir türkü mekanı işletirsiniz, dergi nedeniyle bu mekanı her gün doldurursunuz bu nedenle dergiden edilen zararı sineye çekersiniz. Bizde bunların hiç birisi yok. Biz sadece bu kültür devam etsin çabasındayız.

La Konser için, Türkü Life’ın olmasına inandığım kadar sizin çalışmanızın da Ankara için olması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle kıymetli ve gerekli çalışmanız için önce bir Ankaralı olarak, sonra da bir yayıncı olarak, şükranlarımı sunuyorum. Yaptığınız iş kıymetli. Yaptığınız iş değerli. Bu sebeple Türkü Life olarak bu çalışmalarınızda yanınızda olduğumuzu, yayıncılık faaliyetiniz için de her türlü desteği sunabileceğimizi bilmenizi istiyorum.

D.G.: Çok teşekkürler Mehmet Bey, samimiyetiniz için. Bize zaman ayırdığınız için de çok teşekkür ederiz. Çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dileriz.

M.Y. : Bizlere yer ayırdığınız için teşekkürlerimizi sunuyorum.

Diren
İyi bir okur, yazar ve dinleyici olmaya çalışır. Aslen matematik öğretmenidir. Yayımlanmış 2 adet çocuk kitabı, öykü ve şiirleri vardır. Yazmayı sever...

1 Comment

  1. Türkü candır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top

Login


Create an Account!
Forgot Password?

Create an Account!


Username
Want to Login?

Forgot Password?